Müzikallerin Yıldızı; Nevra Serezli


Nevra Serezli... Onun adı müzikallerle, kabarelerle anılır. Tiyatro sahnesinin gelmiş geçmiş en alımlı, en yetenekli kadınlarından biridir aynı zamanda. Dormen, Çevre, Ankara Sanat, Devekuşu Kabare ve onlarca sinema filmi, dizi... Serezli, 52 yıllık tiyatro yaşamında oynadığı hemen her rolle izleyenlerinde büyük bir iz bıraktı.

İnsan sevdiği şeyi yapmalı, tutkuyla, aşkla. Nevra Serezli, 1966’da başlayan profesyonel oyunculuk kariyerinde hep bu tutkuyla devam etmiş bir isim. Tüm yaşamını tiyatro üzerine kurmuş. “Yorgunluk nedir bilmezdik, ayaklarım bir gün olsun geri geri gitmedi.” diyerek anlatıyor eski günlerini.

Nevra Serezli, Ulya Şirvan ve M. Abdülkadir Süreyya Şirvan’ın çocuğu olarak Ankara’da dünyaya gelir. Henüz bir yaşına gelmeden İstanbul’a, Bebek’e taşınırlar. O dönem küçük, kendi halinde bir semt olan Bebek’te çocukluğunun keyifli günlerini geçirir. Önce öğretmen olmayı hayal eder. Ama eğitim hayatının ilerleyen dönemlerinde, bir müsamerede kelebek rolünü oynayınca dünyası değişir. “Alkışı o gün tanıdım.” diyen Serezli, sahnede hissettiği mutluluğun peşinden gitmeye başlar. Elinde saç fırçasıyla şarkı söylemeye başlar evin içinde. Aile büyüklerini taklit eder, ufak piyesler oynar.

“Ben de ilkokul sıralarındayken, müsamerelerde mandolin çalar, Santa Lucia şarkısını söylerdim. Aile arasında da aile bireylerini taklit ederek, keyifli bir oyun hâlinde başladı bende tiyatro merakı. Daha o zamanlar başlamıştım alkış seslerini duymaya. Amcam ve yengem, her ikisi de Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde müzisyendiler. Babam çok okuyan, entelektüel bir insandı. Annem Ticaret Lisesi mezunuydu. Tiyatro oyuncusu olarak ben, ilkim ailede. Bir araya gelindiğinde edebiyat ve klâsik müzik üzerine sohbetler olurdu. Babam sinema meraklısıydı. Filmler üzerine konuşurduk.”

MY FAİR LADY İLE BAŞLANGIÇ

İlkokuldan sonra Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde eğitim görür. Tiyatroya olan ilgisi lise yıllarında da devam eder. Edebiyatçı Fahir İz’in eşi, Dorothy İz edebiyat öğretmeni olur. İz, onu destekleyen, etki eden isimlerdendir. Okulun tiyatro koluna girer ve o yılların sükseli piyesi My Fair Lady’i oynar. Bu oyunda sağladığı başarı adeta gelecek yılların göstergesidir. Kolejin hemen ardından AFS bursuyla Amerika’ya gider ve iki yıl boyunca burada tiyatro ve modern dans üzerine dersler alır. Eğitimine burada devam etmek ister ancak Türkiye’de başvurduğu devlet bursunu alamayınca geri döner.

İstanbul’da Haldun Dormen, Yıldız Kenter, Haldun Taner, Ayla Algan, Melih Cevdet Anday gibi isimlerin ders verdiği LCC’ye başvurur. Burada bir yandan yarım günlük sekreterlik yapar, bir yandan da kurslara devam eder. İlk yılın sonunda Haldun Dormen’den bir teklif alır ve profesyonel tiyatro hayatına başlar:

“Haldun Dormen telefon etti ve beni bir oyunda oynatmak istediğini söyledi. Böyle şeyler filmlerde olurdu ancak, şaşırmıştım. Oyun ‘Cengiz Han’ın Bisikleti’ idi. Bu oyunda oynayan Ayfer Feray rahatsızlanmıştı sanıyorum. Onun rolünü ben oynayacaktım. Yani bu oyunla da profesyonel oluyordum. Sahneyi paylaşacağım usta oyuncular arasında Nisa Serezli, Turgut Boralı, Erol Günaydın, Altan Erbulak vardı. Babama sordum; ‘Tabii, Haldun Dormen’in tiyatrosunda oynayabilirsin.’ dedi. 1966-67 tiyatro sezonuydu. Hiç unutmam, “Gül Hanım” rolüydü. Beni kolej bitiminde sergilenen İngilizce oynadığımız “My Fair Lady” müzikalindeki başarılı oyunculuğumu seyreden bir tanıdık Haldun Dormen’e söylemiş. O oyunda çok sükse yapmıştım. Ayrıca Haldun Dormen’in LCC’den de öğrencisiydim. Alaylı sınıfa girenlerdenim. Ancak ben senelerce kendimi sahne üzerinde pişirdim. Kendimle iftihar ediyorum. 1971 sezonuna kadar Dormen Tiyatrosu’nda çalıştım.”

Bu dönemde annesi ve babası da ona sürekli destek olur. Özellikle babası ona her türlü yardımı sağlar. Süreyya Şirvan her akşam oyun sonrasında kızını Dormen Tiyatrosu’ndan alarak, evlerine, Bebek’e götürür. Bu anı Nevra Serezli için çok önemlidir.

DÖNÜM NOKTASI

“İlk karşılaşmamızdı. Bir şey hissetmedim, zaten Metin, Nisa ile evliydi. Ben 26 yaşındaydım. Metin benden 10 yaş büyüktü ve dünyanın en yakışıklı aktörü. Hiç ilgimi çekmedi desem yalan. Onun ilgisini çekmediğimi de söyleyemem. Dedikodulardan öğrendim ki; Nisa ile araları bozuk, boşanma arifesindeler.”

Nevra Serezli, büyük aşkı Metin Serezli’yle ilk karşılaşmalarını bu cümlelerle anlatıyor. Tanıştıklarında henüz Nisa Serezli’yle boşanma arifesinde olan Metin Serezli’yle aralarında bir aşk başlar. Boşanma süreci ikilinin tanışmasından çok önce başladığı için Nevra Hanım’ın içi hep rahattır. Zaten sonrasında Nisa Serezli de Tolga Aşkıner ile evlenir.

“Daha sonra “Aşk” diye bir oyunda beraber oynadık. Absürt bir oyundu. İki kadın bir erkek oynuyordu. Şirin Devrim sahneye koyacaktı. Kadın oyuncu arandı. Bulunamadı. Haldun Dormen’de ‘Nevra oynasın,’ demiş. Metin ise ‘biraz genç kalır’ demiş. Haldun Dormen ‘becerir’ deyince, Metin ‘saç ve makyajla idare eder’ cevabını vermiş. Şirin Devrim’in kabul etmesi üzerine provalara başlamıştım. Metin’le tanışmam bu oyunda oldu. “Aşk” adlı oyun bizim aşkımızın oyunu oldu çıktı. Metin’in sahnede değil de, sahne gerisindeki duyarlılığı ve kişiliği beni çok etkiledi. Metin çok yakışıklı bir insan. O yıllarda da hep genç kızların beğendiği, hayran olduğu bir sanatçıydı Metin Serezli. O zamanki şöhretinin de oyunculuğunun da zirvesindeydi. Görsel olarak da etkilemişti beni. Tanıdıkça daha çok sevmek ve aşık olmak ayrı bir şey. Güzellik geçici. Yıllar sonra hâlâ kişiliğine aşıksanız, o ‘Aşk ölür evlilik kalır’, ‘Aşk kısa sürelidir’ lâfları havada kalır. Çünkü onun kişiliğine aşıksınız; o hep kalıcıdır.”

Aralarında evlilik teklifi de olmaz. Aniden başlayan ilişkide hemen “Ne zaman evleniriz, nerede otururuz?” gibi konular konuşulur. Metin Serezli, Nevra Hanım’ı istemeye bir gül ve bir gofretle gider:

“Metin bana evlenme teklifi etmedi. Flört ederken, nişanlanalım denildi. Metin’in anne ve babası hayatta değildi, beni istemeye arkadaşımızın annesi Azra Teyze’yle geldiler. Metin tek bir gül ve bir gofretle geldi. Parası yoktu, hem ‘Biz tiyatrocuyuz paramız yoktur, gümüşlerle çikolata, 12 tane gül getiremeyiz’in altını çiziyordu, hem de işte adetse adet diyordu. Tam babamın kafasındaydı, beni verdiler. Nişanı Azra Teyze evinde yaptı, nikâhımız parasızlıktan tiyatro sahnesinde kıyıldı.”

Tiyatro sahnesindeki düğün parasızlıktandır ama bir o kadar da keyiflidir. Salon tıklım tıklım dolar. Hatta “bu oyun tuttu” esprileri yapılır. Gelen misafirleri kapıda oyuncular karşılar. Altan Erbulak ile Ekrem Bora düğünün kameranı olur.

DURDURUN DÜNYAYI İNECEK VAR

Ankara Sanat Tiyatrosu kurucularından Bülent Akkurt, Serezli’yi şöyle anlatır: “1966-67 sezonunun ortaları. Ankara Sanat Tiyatrosu olarak “Durdurun Dünyayı İnecek Var” adlı müzikli oyunu sahneleyeceğiz. Bu oyun için çok önemli bir hanım sanatçı gerekiyor. Çünkü dört ayrı rol üstlenecek. Genç, güzel, yetenekli olacak ve ayrıca da şarkı söyleyebilecek. Bizim tiyatromuzda böyle bir eleman o sıralar yok. Durumu Haldun Dormen’e açıyorum. Tereddütsüz “Nevra Şirvan” diyor. “Rahatça bu işin altından kalkabilir,” diye de ekliyor. Nevra o sıralar Dormen’in daha bir yıllık sanatçısı. Yalnız önemli bir sorun var. Nevra’nın ailesi kızlarının Ankara’da otelde kalmasına kesinlikle karşılar. Eşim Güneş’le konuşuyorum ve onu evimizde misafir edeceğimizi söylüyorum. İzin çıkıyor ve Nevra, 1966-67 sezonunun son bir ayı ile, 1967-68 sezonun ilk iki ayı bizim evimizde kalıyor. Nevra, ‘Durdurun Dünyayı İnecek Var’ oyununda harikalar yaratıyor. AST’ın kendi salonunda matine ve suare olarak 53, turnelerde de 58 olmak üzere toplam 111 temsil veriyor ve yaklaşık elli iki bin seyirci bu oyunu büyük bir zevkle izliyor. Nevra Serezli, müzikallerin, kabare oyunlarının ve komedi türündeki sahne yapıtlarının büyük ustası...” Serezli gerçekten de döneminin en önemli sanatçılarından biri olarak öne çıkar.

Tiyatronun ardından sıra sinemaya gelir. 70’li ve 80’li yıllarda çok sayıda sinema filmi teklifi alır. Aman Karım Duymasın, Bülbül Ailesi, Saffet Beni Affet, Zübük, Atla Gel Şaban, Şen Dul Şaban gibi filmlerdeki unutulmaz karakterleri hâlâ izleyenlerin zihninde yer alması muhtemel. Serezli aynı zamanda sinemada seslendirmeler de yapar. Taş Devri, Jetgiller, Bıcır ve Gıcır gibi Türkiye’de popülerleşen ilk çizgi filmlerde onun sesini duyarız. Televizyona girişi de bir o kadar hızlıdır. TRT için hazırlanan Uzay Yolu isimli kabareden sonra TV için hazırlanan farklı tiyatro programları çekerler. İlk dizisi Kavanozdaki Adam olur.

ÇEVRE TİYATROSU’NUN KIRILAN KAPILARI

Bu heyecanlı dönemin hemen öncesinde, 1971’de eşi Metin Serezli, Altan Erbulak ve Fisun Erbulak ile Çevre Tiyatrosu’nu kurarlar. Ama tiyatro kurmak kolay değil, hele de o günkü imkânlarla. Kuruluşun hemen ardından tiyatro binasının tüm eksikleri giderilir ama bu esnada tüm sermaye de suyunu çeker. İlk oyunu sergileyecek paraları kalmaz. Bunun üzerine Altan Erbulak Milliyet’teki köşesinde konuyu kaleme alır ve, “Bizi seven herkes biner lira gönderse ya!” der. Bu serzeniş üzerine gerçekten birkaç gün içinde eksik para toparlanır. Türkiye’nin dört bir yanından sıradan vatandaşlar küçük katkılar yapar Çevre Tiyatrosu’na. Erbulak, sadece bir hafta sonra 12 Eylül 1971’de kendisi ve arkadaşları adına teşekkür eder ve ilk oyun Yüzsüz Zühtü ile açılış yapılır. Seyirci öyle sever ki Çevre Tiyatrosunu, yoğunluktan kimi zaman kapılar bile kırılır.

“71’de Altan, Metin, Füsun’la birlikte Çevre Tiyatrosu’nu kurduk. Ummadığımız bir ilgiyle karşılandık. Her gece doluydu salonumuz. Yedi yıl sürdü bu dönem. Bir gün Altan ‘çok yorulduğunu, bu tempoya daha fazla katlanamayacağını’ söyleyince, Metin’de ‘sensiz tiyatro yapmam’ dedi ve kavgasız, borçsuz, çekişmesiz kapattık tiyatromuzu. Ardından Egemen Bostancı ile müzikaller geldi, Devekuşu Kabare, tekrar Dormen.”

Çevre Tiyatrosu’ndan sonra Serezli’nin hayatında yeni bir dönem başlar: Müzikaller ve kabareler dönemi. Egemen Bostancı ve Haldun Dormen tarafından sahneye konulan Hisseli Harikalar Kumpanyası’nda Erol Evgin’le adlarından hayli söz ettirirler. Bir süre sonra Türkiye’nin ilk kabare tiyatrosu olan Devekuşu Kabare’ye dahil olur Serezli. Metin Akpınar ve Zeki Alasya’nın yöneticiliği devralmasından bir süre sonra o da ekiple oyunlara çıkacaktır. Aşk Olsun, Beyoğlu Beyoğlu, Deliler, Dün Bugün, Reklâmlar, Yasaklar, Astronot Niyazi, Keşanlı Ali Destanı topluluğun çok konuşulan oyunlarından olur. Devekuşu Kabare macerası 1990’a dek sürer. 90’da başladığı yere, Dormen Tiyatrosu’na geri döner. Daha sonra da Tiyatroİstanbul grubuna dahil olur.

DUDU PERİ’NİN YÜKSELİŞİ

2000’lerde Serezli popüler bir TV dizinde rol alarak büyük sükse yapar. Sihirli Annem dizisindeki Dudu Peri hareketleri ve replikleriyle uzun yıllar seyircinin dikkatini üzerinde toplar. Dizi, farklı araştırmalara göre çekildiği dönemde ilköğretim çağındaki çocukların en çok sevdiği çalışmalardan biri olmayı başarır. Dudu’nun yani Nevra Serezli’nin bunda emeği çok büyüktür.

“Çocuklara "Bu kadın hep kötülük yapıyor, neden seviyorsunuz" diye sorardım; inanılmaz bir şey ama ilkokul çocukları bile "Aslında kalbi iyi onun" diyorlardı.”

2013’de 45 yıllık hayat arkadaşı Metin Serezli’yi uzun süre mücadele ettiği hastalığın ardından kaybeder. Acısını uzun süre üstünden atamaz. Zira onların ki büyük bir aşk... Ama yine de çalışır. Tiyatrodan da, sinemadan da vazgeçmez.

“Bazen kafamdan Metin'in turnede olduğunu geçiriyorum. Bazen saplantılı gibi her cümlede ondan bahsetmeyeyim diyorum... Aslında insan çok tuhaf. Allah bana daha kötü dersler göstermesin, diyorum. Bu bir hayat hikâyesi. Hepimiz yaşıyoruz. Böyle dönemleri efendi ve kibar bir şekilde, bir delilik yapmadan atlatmak önemli. En iyi çözüm çalışmak.”

UNUTULMAZ KARAKTERLER

Serezli ilerleyen dönemlerde de izleyicisinin karşısına farklı projelerle çıkmaya devam etti. Reklâm filmleri, diziler, sinema çalışmaları… Müzikallerde oynadı, komedide özelikle ön plâna çıktı. TV dizileri ve sinema filmlerinin yanı sıra Serezli’nin en son rol aldığı oyunlardan biri de "6 Haftada 6 Dans Dersi" oldu. Cihan Ünal’la oynadığı oyun oldukça yoğun bir ilgiyi üstünde toplamayı başardı. Serezli’nin bugün hâlâ tiyatroyla iç içe bir yaşam sürüyor. Dileğimiz zihinlerimizde bıraktığı gülüşü, mimikleri, bakışlarıyla daha uzun süre izleyebilmek.

#kulistiyatro #biyografi #nevraserezli

172 görüntüleme