Çehov Oyunlarında Haydn’in Sürpriz Senfonisi


Klasik dönemin en önemli isimleri, Anton Pavloviç Çehov ve Franz Joseph Haydn. Birisi tiyatro tarihinin en önemli isimlerinden diğeri de müzik tarihinin en önemli isimlerinden birisidir. Müşterekleri yalnız bu kadar değil elbette! Dünyayı algılayışlarında ve eserlerine aktarışlarında da paralellikler olduğunu düşünüyorum. Çünkü kullandıkları dil ve üslupta belirgin benzerlikler var. Şimdi bunları inceleyelim;

Anton Pavloviç Çehov,

Tiyatro tarihinin en önemli yazarlarından biridir. Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerinde kurucularındandır. Kendinden önceki eser geleneğini devirerek tiyatro sanatına taze bir üslup getirir. Bu yeni dil, başlarda kabul görmese de sonraları büyük başarı elde etmiştir. Oyunlarında kullandığı içerik ve dramatik yapı bu güne dek süren bir devrimin temelini oluşturmaktadır. Çehov, oyunlarının hayatın normal akışı içinde geçmesi gerektiğini savunur. Günlük hayatta insanlar sürekli silahla vuruşmazlar, büyük melodramlar yaşamazlar ama yemek yerler, müzik dinlerler, karşı cinse ilgi duyarlar ve eğlenirler. Sahne de hayat gibi hem karmaşık, hem de aynı zamanda basit ve sade olabilmelidir. Çehov gerçeği en doğru görünüşüyle, ama onu trajikomik yönleriyle yeniden var eden gerçekçi bir yazardır.

Çehov’un oyunlarında her kesimden insanlar vardır. Oyunlarındaki kişiler olağan insanlardır ve tümünün ilginç olmayan yaşantıları vardır. Hayatta olduğu gibi oyunda önemsiz birçok ayrıntı bulunur. Oyunun olay örgüsüyle hiçbir ilgisi olmayan önemsiz ayrıntılar birden bire oyunun akışına giriverir. Çehov oyunlarında gerçeklik duygusunu veren de bu önemsiz ayrıntılardır. Örneğin, üç kız kardeş oyununda 3. perde başında kasabada çıkan yangının oyunun ne öncesiyle ne de sonrasıyla bir ilgisi yoktur ve oyunun dramatik yapısını değiştirmeyecek bir olaydır.

Onun oyun kişileri kahramanca işler yapmazlar ya da savaşmazlar. Büyük sayılabilecek olayları ancak karakterlerin kelimelerinden duyarız. Olayların kendisinden çok, karakterin olaylara tepkilerine ve onları anlatışındaki hareketlerine odaklanırız.

Franz Joseph Haydn,

Modern senfoninin kurucusu ve müzik tarihinin en önemli bestecilerindendir. Klasik dönemin en uzun yaşayan müzik dehasıdır. Yaşamı boyunca başyapıt niteliğinde birçok eser üretmiş olan Haydn, 25 opera 107 senfoni yazmıştır. Mizah duygusu güçlü olan Haydn, ünlü İtalyan oyun yazarı Carlo Goldoni’nin güldürüleri üstüne de birçok opera yazar. Senfonini babası olarak kabul edilen Haydn, senfonilerine koyduğu isimlerle onları dinleyiciye daha alımlı kılmayı amaçlar. Saat Senfonisi’nin ikinci bölümündeki tik tak temposu bu adın nedenidir. Mucize Senfonisi’nin ise ilk çalınışının alkışı sırasında dinleyicilerinin üstüne düşen kocaman bir avizeni kimseyi incitmemiş olması nedeniyle bu başlığı almıştır. Dünyanın yaratılışını, adem ve havvanın öyküsünü müzikle anlattığı Yaratılış Orotoryosu’nun ikinci bölümünde solucanın sesi, aslanın yürüyüşü gibi betimlemeler kullanır.

Kullandıkları Ortak Dil,

Haydn’ın en güzel eserlerinden birisi olan 94 numaralı senfonisi, diğer adı Sürpriz Senfonisi’ni konser sırasında dinleyicilerin uyuduğunu fark ettiğinde bestelediği söylenir. Çehov’un oyunlarında kullandığı gibi, Haydn da eserlerinde beklenmedik bir vuruşla armoninin dengesini kırarak üslubunu güçlendirir. Çehov ve Haydn eserlerindeki paralellik de tam bu noktada dikkat çeker. İkisi de ifadelerini etkili biçimde güçlendirmek için eserlerinde gereksiz gürültülere yer verir. Yavaş giden akışı zaman zaman kuvvetli vuruşlarla kırarlar. Çehov bu kırılmayı, birden bire yükselen gereksiz bir gürültüyle yaparken, Haydn, bunu birden vurduğu bir davul sesi ile yapar.

#tiyatro #makale #antonçehov #josephhaydn

55 görüntüleme