Ceviz Ağacı İşine mi Girsek?

KIMSE UZUN VADEDE DÖNÜŞ ALABILECEĞI IŞLERE GIRIŞMIYOR, KISA VADEDE SONUÇ ALABILECEĞI GAYRETLERIN IÇERISINDE. SANATÇI DOSTLARIMIZLA BIR ARAYA GELDIĞIMIZ VAKIT SÜREKLI AYNI ŞIKAYETLERI DUYUYORUM. KÜLTÜR POLITIKALARIMIZ YOK, DEVLET DESTEKLERI YETERSIZ, BELEDIYELER OYUN ALIMLARINI YETERI DERECEDE YAPMIYOR VS...

Ortalama dört yaşındaki 30 ceviz ağacı 60 kilo, beş yaşında 150-200 kilo, altı yaşına geldiğinde ise bu verimi iki katına çıkartıp 400 kilo ceviz veriyormuş. Yerli cevizin kilosunun 15 tl’den satıldığını düşünürsek 400 kilo ceviz mahsul sahibi için bereketli bir kazanca dönüşür. Böyle beş iş yapsak diye başlayan hesaplamalara gömülmeden önce neden size ceviz ağacının faydalarını anlatıyorum izah edeyim. Bir ziraat mühendisinin ceviz ağacına dair yaptığı yorumu okumuş ve kültür sanat alanı içinde pek âla bunun geçerliği olduğunu düşünmüştüm. Mühendis şöyle bir kıyaslama yapıyordu; “Ceviz ağacının hem yeşilliği fazla hem de ürün verdiğinde ciddi bir gelir bölge halkına. Ama belediyelerimiz ceviz ağacı dikmiyor. Onun yerine daha hızlı büyüyen meyvesiz, gölgesi olmayan, göz boyayan bodur çam ağaçlarını tercih ediyor.”


Tiyatroyla uğraştığım bunca yıl içinde gördüğüm en büyük sorun bu oldu. Kimse uzun vadede dönüş alabileceği işlere girişmiyor, kısa vadede sonuç alabileceği gayretlerin içerisinde. Sanatçı dostlarımızla bir araya geldiğimiz vakit sürekli aynı şikayetleri duyuyorum. Kültür politikalarımız yok, devlet destekleri yetersiz, belediyeler oyun alımlarını yeteri derecede yapmıyor vs... Evet bunlar mevcut şartlar içerisinde karşımıza çıkan yegane sorunlarımız, fakat meselenin kendimize dair olan kısmıyla ilgilenmiyoruz.

Mesela neden dünya çapında ses getirecek bir tiyatro oyunu yapmanın çabasına girmek yerine, falanca belediyenin sokak organizasyonunu kim alacak kavgasına giriyoruz? Evet hepimiz sanatla uğraşırken bir yandan da geçim telaşındayız. Ekmeğimizin derdinde olacağız, fakat bu kendimizi geliştirmemizin önünde bir engel değil! Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivalini takip etmek için gittiğimde karşılaştığım tablo şöyleydi; Pakistanlılar Hollandalılarla kulis yapıyor, biz kenardan bakıyoruz. Çünkü dil bilmiyoruz, dünya tiyatrosunun gündemine hakim değiliz. Tiyatro tarihinden çok makam sahiplerinin tarihini takip ediyoruz. Kendi eksikliklerimizi görmezden geliyor, sürekli şikayet halinde bir basamak yukarı çıkamadan yaşayıp gidiyoruz. Beklentimiz yüksek, devletin sanata daha çok para ayırmasını istiyoruz. Ama çözüm bu değil!


BIR ZIRAAT MÜHENDISININ CEVIZ AĞACINA DAIR YAPTIĞI YORUMU OKUMUŞ VE KÜLTÜR SANAT ALANI IÇINDE PEK ÂLA BUNUN GEÇERLIĞI OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜŞTÜM. MÜHENDIS ŞÖYLE BIR KIYASLAMA YAPIYORDU; “CEVIZ AĞACININ HEM YEŞILLIĞI FAZLA HEM DE ÜRÜN VERDIĞINDE CIDDI BIR GELIR BÖLGE HALKINA. AMA BELEDIYELERIMIZ CEVIZ AĞACI DIKMIYOR. ONUN YERINE DAHA HIZLI BÜYÜYEN MEYVESIZ, GÖLGESI OLMAYAN, GÖZ BOYAYAN BODUR ÇAM AĞAÇLARINI TERCIH EDIYOR.”

Keşke devlet bana verdiği desteğin yarısını verse ama oyunlarımızı izlese, yanımızda dursa. Keşke idarecilerimiz kültür sanat alıcısı olsa. İstanbul’un ilçe belediyesine ait en güzel sahnelerinden biri özel tiyatrolara kapısını kapattı. Devlet tiyatrolarına verildi. Bu camianın en iyi sanat insanı yetiştiren kurumlarından biri olan oyuncu Mehmet Usta’nın yönetimindeki Zeytinburnu Gösteri Sanatları Akademisi onlarca mezunuyla kapatıldı. Yönetim değiştiğinde her şeyin sıfırdan başlanması bizi sürekli geriye düşürüyor. Hafızamız yok. Kimse sabırlı değil.


Gelin alana inelim, risk alalım, okumalar yapalım, kendimizi eleştirelim. Ama en fazla daha çok iletişim halinde olalım. Bu şehirde yaşıyoruz ama önemli yazarları ziyaret etme ihtiyacı hissetmiyoruz, niye hissetmiyoruz? Bizi geliştirecek şeyler yapmak lazım. Daha acımasız olalım kendimizi eleştirirken, ama konuşmayalım artık çözüm üretelim. Sanat adına kurulan merkezleri A kişisi yapıyor, B kişisi yapıyor ben yapmıyorum diye sırt dönmeyelim. Derdimiz gelişmekse birlikte olmanın gücünü farketmemiz gerekiyor. Ve lütfen artık devlet bize bakmıyor nazlanmasını bırakıp gerçek cevaplar verelim kendimize!


Niye hayalimiz dünya çapında ses getirecek oyunlar çıkarmak değil? Neden Edinburgh Tiyatro Festivali’nde oyunlarım yer almıyor? Ben neden üç dil bilmiyorum? 16 yıldır Bogota’da düzenlenen tiyatro festivaline neden gitmiyorum? Sorular çoğaltılabilir, mesele komşunun evini gözetleyip dedikodu yapmaktan vazgeçip dönüp evimizin içine bakmak.

4 görüntüleme