Gürhan Elmalıoğlu: "Aynı rüyaları gören insanlar buluşmalı"

En son güncellendiği tarih: Oca 22

Oyunculuğu bir hikaye anlatıcılığı olarak tanımlayan oyuncu Gürhan Elmalıoğlu, hayati gözlemleyen, kendini kalıcı olarak geliştirebilen ve bu süreçte fark katabilen kişilerin oyunculukta öne çıkabileceğini söylüyor. Tecrübeli oyuncu ve eğitimci Elmalıoğlu, özellikle gençlere önemli tavsiyelerde bulunurken tiyatro dünyasında olmak isteyenlere önerilerde bulunuyor. Yetenek sınavlarına hazırlanan, oyunculuk eğitimi alan ve bu yola girmek isteyen adaylar için Gürhan Elmalıoğlu ile kendisinin eğitimcisi olduğu oyuncu Vahide Perçin ve Altan Gördüm’ün yönetimindeki Akademi 35, 5 Oyunculuk Okulu’nda bir araya geldik.


Oyunculuk yolculuğuna çıkanların yetenek sınavı ya da deneme çekimleri için öncelikli hazırlık adımları neler olmalı?


Yetenek sınavı ya da auditionlarda adaylar beş dakika içinde tanımaya çalışılıyor. Bu her iki taraf içinde zorlu bir süreç. Adayların bu aşamada jüriye yardımcı olması ve en iyi çalışması ile karşısına çıkması gerekir. Güçlü yönleri ile ortaya çıkan bir aday jüriyi etkileyebilir. Adaylar için en önemli adım hazırlık aşaması olmalı. Kendini iyi anlatabildiği parçalar ile katılması, araştırma yapması, hazırlık sürecine erkenden başlayıp kendini rahatlatması gerekir.


‘OYUNCU ADAYLARI ÇOK YÖNLÜ EĞITIM ALMALIDIR’


Oyunculuk eğitiminde özel eğitim kurumlarını, özel eğitim veren kursları nasıl değerlendirirsiniz?


Akademi 35,5 bu gibi kurslar içerisinde çok disiplinli bir kurum. Bir adayın çok yönlü eğitim alabileceği, kendisini geliştirebileceği bir disiplin içinde oyunculuk sanatını bütün olarak ele alabileceği bir yer. Bir oyuncu adayının kendine ait kaynakları olmazsa, sanatı, edebiyatı takip etmiyorsa hiçbir kurs ya da eğitimde oyunculuk yapması mümkün değildir. Üretmek için bilgi, istikrar ve beslenmek gerekir. Burası adayı dahil eden, uygulama alanı sunan kalıcı öğrenmeyi hedefleyen bir yer. Bu tarz özel eğitim veren yerlerede çok saygı duyuyorum. Oyunculuk eğitimi sadece ben aktarayım meselesi değildir karşınızdakinin ufkunu açmak ve ona iyi bir oyuncu olabil-mesi için alan sunmak gerekir.


Genel olarak Türkiye’deki oyunculuk eğitimlerini nasıl görüyorsunuz, yapılabilecekler sizce neler olmalı?


Türkiye’de iyi oyuncular yetiştiriliyor. Ancak oyunculuk eğitimini diğer alanlardan farklı değerlendirmek gerekir. Devlet üniversiteleri bu konuda kar zarar skalası olarak değerlendirmesi de vakıf üniversiteleri bu bölümler için böyle değerlendirmeler yapabiliyor. Yatırım yapılması da böylelikle zorlaşıyor. Üniversitelerin kendi sahnelerini kurması gerekiyor. Öğrencilerin sahne alacağı, ışığından sesine kadar öğrencilerin çalışabileceği sahneler kurulması çok faydalı olacaktır.

YETENEK KAĞIT ÜZERINDE ÖLÇÜLEMEZ


Tiyatro oyuncuları yetenek sınavı ile üniversitelere yerleşiyorlar siz geçtiğimiz günlerde gündeme gelen ve şimdilik bir yıllık bir erteleme kararı alınan yetenek sınavlarının kaldırılmasına ilişkin kararı nasıl yorumluyorsunuz?


Bu konuda herkesin elini vicdanına koyması gerektiğini düşünüyorum. Üniversiteler yüksek düşünce üretme yerleri olduğu için elbette belli bir seviyede olunması gerekiyor ancak bunun üzerine seçen adayların bu işe gönül vermesi, belli bir beceriye sahip olması lazım. Bunlar kağıt üzerinde ölçme şansı olan durumlar değildir.


OYUNCU OLMAK ISTEYENLER BU IŞI KAFAYA TAKMALI!


Yetenek sınavı ile üniversiteye girmek isteyen adaylarda hangi özellikler olmalı?

Yetenek sınavı ile üniversiteye girmek isteyen bir adayın en önemli noktası bunu hayal etmesi, bu işi kafaya takmasıdır diyebilirim. Bir oyuncu adayı hayal etmiyorsa yüksek düşünce üretmesi mümkün olmaz. Bazı şeyler vardır ki sadece tutku gerekir oyunculuk eğitimi de böyledir. Bu yüzden yetenek sınavı var. Kağıt üzerinde tutkuyu değerlendiremezsiniz. Insanları yetiştirmek istiyorsak elbette bir ölçü kullanmalıyız ama bilgi ve beceri de çok önemli.


SEN YAPMA DEDIKLERINDE BILE BU IŞI YAPIYORSANIZ TAMAMDIR


Türkiye’de yetenek çokta kıymetli görülen bir durum değil sanki özellikle aileler tiyatro yada sanatın herhangi bir dalı ile ilgilenmek isteyen gençleri çok desteklemiyor, size gelen adaylar sizde yıllar içinde körelerek mi ulaşıyor?


Ailelerin destek olmamasının kökeninde yaşam kaygısı öne çıkıyor. Aileler çocukları doğru bildikleri şekilde yönlendirmek istiyor. Buna çok kızamıyorum anne babaların kaygı duyması mümkün ancak bu düşüncelerden sıyrılıp, çocuklarının sevdikleri alanlarda devam etmelerine imkan sağlamaları gerekiyor. Rüyasında bu işi yaptığını gören, sen yapma dediklerinde bile bu işi yapan gençler ailelerine rağmen oyunculuğu tercih ediyor.


Oyunculuk eğitimini özellikle son yıllardaki popülerliği nedeniyle seçmek ve hızlıca şöhret olmak isteyen adaylar için neler söylemek istersiniz?


Oyunculuk mesleğini zengin, ünlü olmak için araç olarak görenlerin hayallerini yıkıyoruz. Eğer oyunculuk yapacaksanız şöhret, para sizin için ödül olacaktır. İşinizi iyi yapmanın ödülü olacaktır. Bizlere çok sayıda genç geliyor popüler olmak istiyor. Ancak bir efor sarf etmeden, çalışmadan, hiçbir şey yapmadan bu mümkün değil.



ÇOĞU OYUNCU TIYATRO YAPMAK IÇIN DIZILERDE OYNUYOR


Tiyatro oyuncularının diğer oyuncuklardan farklı ya da üstün olduğunu düşünüyor musunuz?


Oyuncunlar hayatlarını hikaye anlatarak kazanır. Sadece tiyatroda kalmak mümkün olduğu gibi dizi, sinema, reklam filmlerinde de oynamak tercihtir. O iyi, bu kötü şeklinde bir anlayış düşünmüyorum. Ancak çok sayıda tiyatrocunun tiyatro yapabilmek için dizilerde rol aldığını da biliyoruz. Ama hepsinde aslolan oyunculuktur.


Oyuncu adaylarına önerilerde bulunurken oyunculukta oyun seçmenin, rol seçmenin önemini nasıl sıralarsınız?


Kendi açımdan cevapladığımda bu işi yaparken duyduğum vicdani sorumluluğa bakarım. Hayatı gözlemleyerek adımlar atmak gerekir diye düşünüyorum. Oyunun içeriği ile ilgili de oyuncu kendi muhakemesini yapmalı, bazı şeylere de hayır diyebilme özgürlüğünü unutmamalıdır.


MUTLAKA HAYIR DIYECEKLERI IŞLER OLACAKTIR


Oyuncu adayı bir genç nelere hayır diyebilir burada nasıl karar vermeli?


Ben öğrencilerime ilk derste parayı anlatıyorum. Parayı yönetemezlerse kariyerlerini de yönetemeyeceklerini söylüyorum. Tutumlu olmayı tavsiye ederken paralarını doğru kullanarak gerektiğinde bazı rollere gönül rahatlığı ile hayır diyebilmelerini de anlatıyorum. Çünkü kariyerleri boyuncu mutlaka ‘hayır’ demeleri gereken işleri de olacak.

Yetenek sınavına hazırlanan bir genç oyuncu adayı şu an sizi dinliyor ve ağzınızdan çıkan tavsiyeler çok önemli ona en çok vurgu yaparak neler söylerdiniz?


Öğrencilerin genelde sorumluluğu karşıya yüklemek gibi eğilimleri var. Adaylar bu konuda son dakika hazırlığı yapmadan fazla oynanan oyunları daha farklı nasıl sahnelerim ya da daha az oynanmış parçaları bulmalı, fikir üretmeli, kendisini her açıdan hazır hale getirmelidir. Araştırma yapmak, kıyafetten metnin detaylarına kadar çok iyi hazırlık yapmak gerekir. Tüm sorumluluğu alarak hazırlanmalı ve jüri karşısına o şekilde çıkmak gerekir. Oynadığı oyunda parçanın 20. saniyesine kadar ısınmayan bir aday jürileri kaybedebilir. Oyuncu adayı jüri karşısında başka bir dünyaya gitmelidir. Bir oyuncu adayı mutlaka çok iyi filmler izlemeli, çok iyi oyunlar izleyip çok iyi kitaplar okumalıdır.


Yetenek sınavları esnasında jüri, aday ile ilgili bilgi sahibi oluyor mu?


Bu iki şekilde de devam edebiliyor. Kimi jüri önce adayın parçasını izleyip sonra sohbet ederken kimi zaman ise adayı tanıdıktan sonra oynayacağı oyunu izleyebiliyor.


HER YAŞTA OYUNCULUK EĞITIMI ALINABILIR MI?


Devlet kurumları ile özel eğitim kurumlarını karşılaştırdığımıza oyunculuk anlamında hangisinin önde olduğunu söyleyebiliriz?


Devlet konservatuarları çok yüksek sayıda başvuru alıyor. Adayların ilk tercihi gelenek sahibi olduğu için devlet üniversiteleri oluyor. Ama şöyle de bir gerçek var ki, oyunu diploma oynamıyor. Insanlar usta kişilerle çalışmak istiyor, bu bir uygulama işi olduğunu için özel kurslar da elbette tercih ediliyor. Insanların bireysel ihtiyaçları da farklı olabiliyor kimi aday sadece kamera çalışmak için geldiğini söylerken kimi öğrenci de benim fazladan hiçbir şey okunmama gerek yok düşüncesi ile geliyor. Ancak burada önemli olan nokta gerçeklik.


Oyunculuk eğitimi almak için bir yaş sınırlaması var mıdır?


Bence eğitimde yaşın hiçbir anlamı yok. Kim bir başkasına ‘oyunculuk için geç kaldın’ diyebilir. Belli kurumların koymuş olduğu yaş sınırlamaları söz konusu olabilir. Ancak her yaştan oyuncuya her zaman ihtiyaç vardır. Oyunculuk fiziksel özelliklere göre ayrım olmaz, eğer çalışma düzeni ve tutku varsa her yaşta istenilen yapılabilir.


Peki erken yaştaki oyunculuk eğitimleri için neler söylersiniz bu konuda ailelerin duyması gerekenler nelerdir?


Aileler çocuklarının oyunculuk eğitimi alması konusunda çok istekli. Çoğu zaman kendi içlerinde kalan ukdelerini gerçekleştirmek için küçük yaşta çocuklarını getirebiliyor. Ancak yaş durumuna göre çocuklarda başlayan beklenti geri adım atmaya da neden olabiliyor. Çoğu zaman erken yaşta gelen öğrencilere ve ailelerine tavsiyem; acele etmemeleri, hayatı görmeye yönlenmeleri, hayatın içinde var olmaya çalışmalarıdır.


Tiyatro eğitimini almış ve artık sahnelerine adım atmak üzere olan adaylara en gerçekçi tavsiyeniz ne olurdu?


Hayatı çok iyi gözlemlesinler. Sorumluluk almayı öğrensinler. Piyasanın onlarsız da devam ettiği gerçeğini bilerek emek harcayıp, becerilerini geliştirip, kendilerine inansınlar.


EĞITIMDE ADAY ARTIK HAPSAL BILGILER TALEP EDIYOR


Eskiye kıyasla adaylarda gözlemlediğiniz farklı durumlar var mı daha çabuk şöhret olma düşüncesi eğitimi nasıl etkiliyor?


Beraber oyununun dünyasını hayal etme konusunda gerçekten sıkıntı çekebiliyoruz. Akıllı telefonlar bir yandan çok büyük imkanlar sunarken bir yandan da küçük hapishanelere dönüşmüş durumda. Sanatçının özünde düzene karşı gelmek ve hayal kurmak var ama beslenme biçimleri değiştiği için farklı sonuçlar yaşanabiliyor. Eğitim konusundaki etkisi ise oyuncu adayı hapsal bilgiler talep ediyor. Tekrara ve çalışmaya gerek olan oyunlardan, sorumluluklardan uzak duruyorlar. Adaylar “şu oyunu nasıl yapalım” diye geliyor oysa ki kazanım sağlamak için yeni fikirlerle, sıkı çalışmalar ile özgün bir metin özgün bir kurgu seçmesi daha önemli.


Eğitim almış bir oyuncu sektörde nasıl zorluklar yaşar?


Oyuncular sektörde bir çok öğreten insan ile karşılaşırlar. Ben paylaşan insanlarla karşılaşmalarını tercih ederim. Çalışma arkadaşlarında bazı oyuncular daha pozitif olacak bazıları ise daha negatif. Oyunculuk yolunun başındakilere tavsiyem her şeyin zaman içinde daha güçlü olacağına inanmaları. Herkes senden olmaz dese bile bunu duygusal olarak değerlendirmeden, nasıl kendimi daha geliştirebilirim sorunun peşinde olmaları gerekir. Bir oyuncu kesinlikle yılmamalı.


AYNI RÜYALARI GÖREN INSANLARLA BULUŞUN


Büyük şehirlerde yaşamayan ve imkanların ve fırsatların kendisinden uzakta olduğunu düşünen adaylar neler yapmalı?


Oyunculuk rüyalarda görülen bir meslektir. Farklı şehirlerde yaşayan gençlerde yine etrafına mutlaka bakınmalı. Aynı rüyaları gören insanlarla bir araya gelmeli. Belki tecrübeli bir oyuncu, belki bir yönetmen ya da bir tiyatro grubu… Oyuncu olmak isteyen biri istemenin ötesinde şeyler yapmalı. Eğer onlar harekete geçerse mutlaka fırsatlar oluşacaktır.

0 görüntüleme